Enzo Ferrari ve İlham Veren Başarı Öyküsü


 

Otomobil meraklılarının ve otoritelerin beğeniyle izlediği Ferrari , dünyanın en ünlü, lüks spor arabalar üreten markalarından biri. 1929 yılında Alfa Romeo’nun yarış takımı olarak kurulan Ferrari, otomobil üretimine 1946 yılında başladı. Merkezi, İtalya’nın Modena şehri yakınındaki Maranello’da. Ferrari’nin hikayesini, kurucusu Enzo Ferrari’nin hayatından ayrı düşünmek neredeyse imkansız. Adını kurucusunun soyadından alan Ferrari’nin kelime anlamı ise “nalbant”.
Enzo Ferrari, 1898 yılında İtalya’nın Modena şehrinde dünyaya geldi. I. Dünya Savaşı sırasında henüz 18 yaşındayken babasını ve kardeşlerini kaybeden Ferrari, 1920 yılında Alfa Romeo’nun yarış pilotu oldu. Alfa Romeo’yu araba yarışçılığının 1 numaralı ismi haline getiren Ferrari giderek efsaneleşmişti. 1929 yılında Scuderia Ferrari’yi, Alfa Romeo’nun yarış takımı olarak kurdu. 1932’ye dek yarışmaya devam eden Ferrari, oğlu Dino Ferrari’nin doğumuyla yarışlardan ayrıldı. Bundan sonra, otomobil fabrikasının işleriyle daha fazla ilgilenmeye başladı. Hız tutkunu olan Ferrari, hafif spor arabaların
motorlarını güçlendirmek için çalışmalar yaptı. Başında olduğu takım, katıldığı bütün yarışları kazanmaya başladı. Ferrari, yarış otomobilleri yaratma yeteneği sayesinde Alfa Romeo Sportif Direktörü oldu. Ne var ki, direktörlük kontratında, imzalarken dikkat etmediği “şirketten ayrılması halinde 4 yıl süreyle başka bir yarış takımında çalışamaz ve tasarım yapamaz” maddesi nedeniyle kendi yarattığı otomobil ergonomisini geliştirmesi engellenmiş oldu.

Direktörlükten ayrılmasının ardından, Auto-Avio Costruzioni’yi kurarak yarış takımlarına parçalar satmaya başladı. Modena’da kurduğu küçük atölyesinde yalnızca kendi kullanımı için bir araba yapmaya başladı. Ancak artık II. Dünya Savaşı başlamıştı ve Modena bombalanıyordu. Modena’dan komşu şehir Maranello’ya taşınmak zorunda kaldı. Burada kurduğu atölye 1946 yılında “düşlerin” otomobili olan Ferrari’nin ilk üretim merkezi sayılabilir. Ferrari’nin amblemi olan at, bir İtalyan kontesin 1923’te Ferrari’ye hediye ettiği maskot. Amblemdeki sarı ve kırmızı renkler ise Modena şehrini simgeliyor.

1951 ’de İngiltere Grand Prix’sinde ve LeMans’da kazanılan zaferlerin ardından 1960-1965 arası üst üste LeMans’ı kazanması, Ferrari’yi otomobil yarışçılığının en büyük ismi haline getirdi. Ancak, dünya ekonomisinin yapısına uygun profesyonel bir şirket işleyişine sahip olmayan Ferrari, maddi anlamda büyük sorunlar yaşamaya başladı. Finansal sorunların üstesinden gelebilmek için İtalyan mafyasından aldığı borçları geri ödeyemeyişi, oğul Ferrari’nin hayatına mal oldu. Hukuksal olarak olayın üzerine fazla gidemeyen Ferrari, oğluna ithaf ettiği “Ferrari Dino” serisini yarattı. Maddi sorunların üstesinden gelemeyince, şirket hisselerinin bir bölümünü Fiat’a satmak durumunda kaldı. 1963 yılında Fiat son derece cazip bir teklif sundu. Ancak Ferrari’nin, yarış takımının başına geçme isteğini kabul etmediler. Böylece ilk hamle sonuçsuz kaldı.

Birkaç yıl daha dayanmaya çalışan Ferrari, 1969 yılında hisselerin yarısını Fiat’a vermeyi kabul etti. 1988 yılına gelindiğinde, şirketin yüzde 90’ı Fiat’ın eline geçmişti. 1990’larda Fiat’ın hisselerin bir bölümünü İtalyan bankası Mediabanco’ya satmasıyla, artık Ferrari birden fazla kullanıcının eline geçmiş oldu.

1984 yılında tüm zamanların en güzel tasarımlarından biri olarak gösterilen Ferrari Testarossa, satış rekorları kırdı. Ferrari’nin 40’ıncı yılını kutlamak için özel olarak üretilen F40, Enzo Ferrari’nin en beğendiği model oldu. Bundan 1 yıl sonra ise vefat etti. Enzo Ferrari’nin ölümünün ardından, şirket daha profesyonel yönetilmeye başlandı ve hisselerin çoğunluğu da Fiat’ın elindeydi. 1992, 1994 ve 1996 yıllarındaki modelleri Ferrari’nin, dünyanın en lüks spor arabası olarak isim yapmasını sağladı. 50’nci yıl için özel tasarlanan F50 ise sınırlı sayıda üretildi.

1999 yılında “F1 Takımlar Şampiyonu” unvanını kazanan Ferrari, 2000 yılında da 21 yıl aradan sonra ilk kez, “F1 Pilotlar Şampiyonluğu” unvanını kazandı. Art arda 5 yıl boyunca da bu başarısını sürdürdü. 2002 yılında sıra dışı özelliklere sahip F2002 ile F1’de rakiplerine karşı üstünlük sağlayan Ferrari, sezon bitmeden şampiyonayı kazanmayı kesinleştirmişti. Diğer takımların rekabet gücünü artırabilmek için Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA), F1’in kurallarında değişiklik yapmaya gerek duydu. Buna rağmen, 2003 yılında takımlar ve pilotlar şampiyonluklarını elden bırakmayan Ferrari, 2004’te 18 yarışın 15’ini kazanarak üstünlüğünü perçinlemiş oldu. FIA’nın 2005 yılında kuralları bir kez daha değiştirmesi, Ferrari’nin şampiyonayı 3’üncü olarak tamamlamasına neden oldu.

Bir Cevap Yazın